|
İlk bilgisayar virüsü 1982’de Apple marka bir bilgisayarda ortaya çıktı.
Dört yıl sonra ABD’de Delaware üniversitesindeki PC kullanıcıları Brain virüsüyle karşılaştı.
Pakistan’dan geldiği düşünülen bu virüsü, "I love you", "Pokemon" adları verilen diğerleri izledi.
Symantec
anti-virüs araştırma merkezi SARC’ın son tahminlerine göre, bilgisayar
virüsleri her yıl bir milyondan fazla PC kullanıcısını etkiliyor.
Büyük şirketlere saldırı
Uzun zamandır gündemde olan bilgisayar virüsleriyle ilgili en şiddetli haberlerden biri Şubat 2000`de gündeme geldi.
Amazon,
Buy, CNN, eBay, E-Trade, Yahoo ve Zdnet gibi büyük sitelerin hack
edildiklerini açıklamaları virüs dünyasını karıştırdı.
Hack
edilen sitelerin herbiri sistemlerini çökerten virüs saldırılarına
maruz kalmışlar, 45 dakika ile üç saat arasında erişimleri
engellenmişti.
Ünlü siteler bu sabotajı kolay atlattılar. Kısa
bir süre için erişimi engellenen internet sayfalarını normal hale
getirmeleri çok vakit almadı. Ancak üç ay sonra yeni bir saldırı ile
karşı karşıya geldiler. Bu kez dünya çapında milyonlarca bilgisayar
zarar gördüğü daha kuvvetli bir virüz saldırısı söz konusuydu.
4
Mayıs 2000 sabahı, Avrupa güvenlik uzmanları çılgın bir hızla yayılan
bir virüsün alarmını verdi. Microsoft’un Outlook Express programında
hayata geçen "I love you" virüsü, kendi kendini kullanıcının adres
defterindeki isimlere göndererek hızla yayılıyor, resim ve ses
dosyalarını silmeden işlevsiz hale getiriyordu.
Virüs saldırılarıyla ilgili en ciddi yorumlar bazı medya kuruluşları, yasal otoriteler ve güvenlik uzmanlarından geldi.
Şubat
saldırısından etkilenen şirketler, yıllık raporlarını açıklarken,
uğradıkları saldırı konusunda herhangi bir saptamaya değinme gereği
duymadı. Analaşılan o ki, bu sabotaj şirketlerin bütçelerinde kayda
değer bir etkiye yol açmamıştı.
En çok müşteri etkilendi
Virüs
saldrılarında müşterilere ait hiçbir veri zarar görmedi. Sistemi
çökerten saldırılar, şirket bilgilerini çalma kapasitesine sahip
değildi. Sadece müşteriyi endişelendirdi. Bir süre için kitap siparişi
verememek, online açık arttırmalara katılamamak ya da online bir
makaleyi okuyamamak alışık olunan bir durum olsa da, müşteri kaygısız
kalmadı.
Söz konusu virüs saldırısı, biraz heyecan yaratmak,
biraz da ziyaretçilerin morallerini bozmak için tasarlanmış bir
eylemdi. Birçokları bu hareketi "dijital grafiti" adını verebileceğimiz
bir "vandalizm hareketi" olarak yorumladı.
Uzmanlar, bu tür
hareketlerin, gerçek yaşamdaki mağazalar için hesap edilebilir maliyet
faktörleri olduğunu söylüyor. Uzmanlara göre, her mağaza sahibi bu tür
darbeleri tamamen saf dışı bırakmanın mümkün olmadığını, sadece
pragmatik hesap yöntemleri kullanarak maliyeti en aza
indirebileceklerini bilir.
"I love you" virüsü ise biraz daha
farklıydı. Virüsün görüldüğü ilk gün, güvenlik uzmanları yaratabileceği
finansal zararı önceden tahmin etmişlerdi. ICSA ve Computer Economics
adlı iki danışmanlık firmasının tahminleri dört gün içinde bu virüsün
manşete taşınacağı yönündeydi. Tahminler ayrıca, virüsten bir milyondan
fazla bilgisayarın etkileneceği yönündeydi hatta virüsün yayılması
tamamlandığında, Computer Economics’in belirttiği rakam 45 milyondu.
Gerçek rakamlar ise bu tahminlerin altında çıktı.
Virüslere karşı sigorta
Merkezi
Londra`da bulunan Willis Corroon sigorta şirketi danışmanlarından
Oliver Prior’a göre şimdiye kadar gerçekleşen virüs saldırıları
beklentilerin aksine çok büyük kayıplara yol açmadı ve kimse sigorta
tazminatını istemedi.
Virüs saldırlarına karşı sigorta yapan
sigorta şirketleri 1980’lerden beri faaliyet gösteriyor ve bu şirketler
daha çok bankalar tarafınfan kullanılıyor. ABD’deki bankaların yüzde
70’inin virüs saldrılarına karşı sigortaları var. Prior’a göre şimdiye
kadar kimsenin tazminat istememesinin nedeni, kayıpların ortalama 100
bin ile 1 milyon dolar arasında, yani kayda değer rakalar olmaması.
Aslında
bankalar şimdiye kadar çok da ciddi virüs saldırılarıyla karşı karşıya
da kalmadı. Prior’s göre, şirketlerin anti-virüs uygulamalarına sahip
oldukları takdirde, "Virüsler zarar veriyor ama finansal kayıplara yol
açmıyor".
Bilgisayar virüsleri kronolojisi:
1982: Apple bilgisayarda ilk virüs ortaya çıktı
1983: Fred Cohen bilgisayar virüsünün içeriğini tanımladı.
1986: Dosyalara zarar veren Brain isimli ilk PC virüsü bulundu
1987: Eylül 1987: Yılbaşı ağacı (Christmas Tree) Exec virüsü IBM sistemlerine yayıldı.
1988: Brain virüsünü tanımlamaya ve ortadan kaldırmaya yarayan ilk antivirüs programı yazıldı.
1989: Verileri yok eden ve hızlı yayılan ilk virüs olan Dark Avenger ortaya çıktı
1990: Üreme özelliği olan ilk virüs bulundu.
1991: Michelangelo virüsü bulundu. Mart ayında bu virüs için bir el kitabı yayınlandı.
1992: Michelangelo 6 Mart’ta aktif hale geçti ancak büyük hasar yaratmadı.
1993: Anti-virüs endüstrisi mevcut virüslerin bir listesini yayımladı.
1994: Bir programcı virüs yaymak için interneti kullandı.
1995: MS Word dosyalarına bulaşan ilk makro virüs bulundu.
1996: Windows 95 ve Excel için ilk virüsler ortaya çıktı
1997: İnternet chat kullanıcıları arasında yayılan bir virüs bulundu
1998: Virüs bulaşmış bilgisayarlara erişimi engelleyen yazılım yayınlandı.
İlk MS Access virüsü ortaya çıktı.
AOL kullanıcılarının erişimini engelleyen ve e-mail adreslerine zarar veren Trojan horse virüsü bulundu.
1999: Word dosyalarına giren ve kendini outlook adres defterinde bulunan ilk 50 kişiye gönderen Melissa virüsü tüm dünyada yayıldı.
İsrail’de, MS Outlook ile Melissa virüsü kadar hızlı yayılan Explore Zip kurdu bulundu. Remote access virüsünün, Windows NT altında çalışan yeni versiyonu geliştirildi.
Kasım’da e-malille yayılan ve visualise modunda aktif hale geçen bir virüs bulundu.
2000: Tüm dünyada Y2K virüsü korkusu yaşandı ancak beklenen zarar görülmedi. Haziran’da çok hızlı yayılan "I love you" virüsü ortaya çıktı. Virüsün ardından pek çok kopyası da yayıldı.
Ağustos’ta "I love you" virüsü gibi Outlook Express ile yayılan bir e-mail eki olarak pokemon virüsü ortaya çıktı.
Eylül’de PDA’lara etki eden İsveç menşeyli ilk Trojan horse virüsü bulundu.
Genel Virüs Bilgileri
Bilgisayarınızın, sizin isteğiniz ve bilginiz
dışında zararlı bir işlem yapmasını sağlayan program parçacığına virüs
denilmektedir. İlk virüs, bir firmanın yaptığı programın disketle
çoğaltılması sırasında telif haklarının değiştirilmesini sağlıyordu
(1986 - Brain). Bundan sonra başlıca Chernobyl (CIH) (1998), Melissa (1999), Navidad (2000), Nimda/Sircam/CodeRed (2001) gibi virüsler bilgisayar dünyasında aktif halde görülmüştür.
Ocak 2002 tarihinde alınan verilere göre 70.000 adet aktif virüs
vardır. Çeşitler arasında en büyük oran macro (26.1%) ve truva atı
(trojan - 26.1% ) virüslerinde bulunmakla birlikte, bulaşma oranı
açısından bakıldığında sistem tarafından çalıştırılabilir dosyalarla
bulaşan virüsler (79%) açık farkla önde yer almakta ve her ay bulunan
virüs sayısı sürekli artmaktadır.. Günümüzde virüsler yayılma yolu
olarak genelde Windows işletim sistemlerinde otomatik olarak
çalıştırılabilen dosya eklentilerini seçiyorlar. Yazılan her virüs
tehlikeli değildir. Bir virüsün etkin halde olduğunu anlamak için bir
çok anti-virüs yazılımı sitesini gezip, bu sitelerin notlama sitemine
göre yorum yapmak gerekmektedir. Bu siteler arasında: McAfee - Northon
- Trend Micro - Sophos yer almaktadır.
Virüslerin Bulaşma Yöntemleri: Geçmişten bu güne en yaygın şekilde virüs bulaşma yöntemleri sırası ile: a-Disket, CD b-E-posta c-Ağ paylaşımı d-Internet’ten
indirilen programlar olarak görünmektedir. Bunlar içinde günümüzde en
yaygın olan, e-posta ve Internet’ten indirilen dosyalar üzerinden
bulaşma yöntemleri üstünde biraz daha durmakta yarar var:
1.E-posta ile Virüs Bulaşması E-posta
ile virüs bulaşması, e-postaların çalıştırılabilir eklentileri
sayesinde olur. Virüsün aktif hale gelmesi için eklentileri açmamak her
zaman bir koruma sağlamamaktadır. Bazı e-posta okuyucu programlar belli
formattaki eklentileri otomatik olarak çalıştırmaktadır. Bu sayede
virüs kullanıcıdan habersiz bilgisayara girip programın gereği olan
işlemleri yapabilmektedir (örnek: Outlook / Outlook Express Bubbleboy).
Gerekli işletim sistemi güncellemeleri (Windows işletim sistemi için
http://windowsupdate.microsoft.com/ adresinden yararlanabilirsiniz)
yapıldıktan sonra virüs bu tür açıklardan yararlanıp kullanıcıdan
habersiz bulaşma şansını yitirmektedir. Bu habersiz bulaşma yapısı
aslında e-posta ile virüs bulaşma konusunun sadece ufak bir bölümüdür.
Esas kısmı kullanıcının sistem tarafından çalıştırılabilir dosyaları
(.bat, .exe, .scr, .pif, vb) e-posta ile alması ve onu bilgisayarına
çekmeden ya da çekerek çalıştırması ile sisteme virüs bulaştırmasıdır.
Bu şekilde, kullanıcının bireysel hatasından kaynaklanarak sisteme
virüs bulaşması daha sıklıkla karşılaşılan bir durumdur.
2. WWW’den Virüs Bulaşması WWW’den
virüs bulaşması Internetten indirilen dosyalarla olmaktadır. Bu konuyu
da yine kullanıcının bilinçli olarak indirdiği dosyalar ve kullandığı
web-tarayıcısının (Internet Explorer, Netscape) otomatik olarak
indirdiği dosyalar ile virüs bulaşması diye ikiye ayırabiliriz. Birinci
durumda kullanıcı bilinçli olarak Internetten bir dosyayı bilgisayarına
çeker ve o dosya içeriğinde virüs varsa çalıştırdığında sisteme virüs
bulaşır. Bunu engellemenin yolu kullanıcıların bilinçlenmesidir. İkinci
durum ise biraz daha karmaşık. Bu kısmı da Java-Script ve ActiveX
olarak ikiye ayırmak gerekmektedir: kullanarak görüntülenen www
sayfalarından virüsün bulaşması.
a. Java Script: Java
apletler sayesinde www sayfaları etkileşimli hale gelmiştir (ufak
animasyonlar, vb). Günümüzde tüm web tarayıcıları Java’yı
desteklemektedir. Burada yaşanan sorun, bahsedilen apletlerin güvenilir
olmayan sitelerden de indirilebilmesinden kaynaklanmaktadır. Bunun için
sandbox adında bir teknoloji ile güvenlik önlemi alınmıştır. Sandbox
tarafından çalıştırılan aplet bilgisayardaki dosyaları ne okuyabiliyor
ne de yazabiliyor. Buraya kadar anlatılanlar bu sistemin güvenli olduğu
izlenimini veriyor. Ama sorun sandbox teknolojisinin karmaşık
yapısından dolayı meydana gelmektedir. Bazen gözden kaçırılmış bir açık
sayesinde virüsler bilgisayarda kod çalıştırabiliyor. Örnek olarak bir
çok gizli pencere açıp sistemin kaynaklarını tüketebiliyor.
b. ActiveX: Windows
apletleridir. web sayfalarındaki animasyonları vb. göstermek için
kullanılan bir yapıdır. Bilgisayara .dll (Dynamic Link Library)
uzantısında dosyalar indirirler. Bu dosyaların sistemde her türlü
yetkiye sahip olması, virüse en kolay ve en güçlü şekilde sisteme hakim
olma şansı tanımaktadır. MS Internet Explorer’ın çok sayıda güvenlik
güncellemesi bu nedenle yazılmıştır. Yapıdaki güvenlik sistemi
Authenticode system and Code Signing olarak adlandırılmaktadır. Web
sayfalarından DLL indirirken güvenli olarak tanımlanmış olması esasına
dayanıyor. Ancak kullanılan www tarayıcısının ayarları en güvensiz
seviyedeyse otomatik olarak sitedeki .dll uzantılı dosyayı bilgisayara
indirir. Bu dosya command.com dahil bir çok komutu çalıştırma yetkisine
sahiptir. Tedbir olarak MS Internet Explorer ayarlarındaki güvenlik
seviyesinin en azından Medium olarak ayarlanması gerekmektedir.
Internet Solucanları: Diğer
yolların yanında işletim sistemlerinin ve çalışan servislerin güvenlik
açıklarını kullanarak kendiliğinden bulaşan virüslerdir ( CodeRed,
Nimda). Bu virüsler aşağıda yer alan sonuçlara yol açabilir:
Web sunucu program zarar görebilir. (Örnek: IIS) Diskte kayıtlı bilgiler silinebilir. Web sayfası içeriğini değiştirebilir. Gereksiz ağ trafiği yaratabilir. E-posta, tftp, port tarama. Backdoor / Trojan yerleştirebilir.
En önemli örnekleri arasında milyonlarca dolarlık zarara neden olan
Nimda ve Melissa yer almaktadır. Bu virüslerden Nimda’yı (W32/Nimda@MM)
biraz daha ayrıntılı inceleyelim: 2001 yılı Ekim ayında ortaya
çıkmıştır. IIS (Internet Information Server) web sunucularına 2001
Ağustosda bulunan bir açıktan yararlanarak bulaşmaktadır. Outlook
Express e-posta istemcisinin güvenlik açığından yararlanarak e-posta
eklentisinin isteminiz dışı çalışması ile bulaşmaktadır. Internet
Explorerın virüslü web sayfasından readme.eml dosyasını indirmesi ve
çalıştırması ile bulaşmaktadır. Görüldüğü gibi internet solucanları bir
çok programın açıklarından faydalanarak kendiliğinden bulaşmaktadır.
Truva Atları (Trojan) Kendi
kendine yayılmayan, arka planda çalışan program parçacıklarıdır.
E-posta ile gelen çalıştırılabilir eklentiler ya da ICQ vb. programlar
yoluyla, çalıştırılabilir dosya alışverişi ile bulaşmaktadırlar.(Back
Orifice, Sub Seven). Program çalışmaya başladıktan sonra bilgisayara
uzaktan erişimle kötü niyetli bir kişi istediği programı yüklemek,
başka bilgisayarlara saldırmak gibi haklara sahip olabilmektedir.
Virüs Çeşitleri 1. HOAX Virüs
olmadığı halde sisteminizdeki bir dosyanın virüs olduğu bilgisini
içeren ve silmeniz gerektiğini söyleyen yanıltıcı mesajlardır (Sulfnbk
HOAX, Taliban HOAX).
2. BIOS & CMOS Setting Virus Bilgisayarın
açılmasını veya açılış ünitesinin (disket, CD, HDD) sırası gibi BIOS
ayarlarını etkileyen virüslerdir (Troj/KillCMOS, W95/CIH-10xx).
3. Visual Basic Script (VBS) Virus & Worm Visual
Basic dilinde yazılmış ufak kodlardır. Bir web sayfasına veya
e-postanın içine gömülmüş olabilirler. Kullandığınız tarayıcı / e-posta
okuyucu programın güvenlik açıklarından yararlanarak bilgisayara
bulaşırlar (VBS/Numgame)
4. Windows İşletim Sisteminin Özelliklerine Bağlı Virüsler a. Win32 Virus & Worm Windows
işletim sistemlerinde çalıştırabilir virüslerdir. Kullanılan programın
güvenlik açıklarından yararlanırlar (Web sunucu veya tarayıcı). Örnek
olarak W32/Magister, W32/Nimda verilebilir.
b. W95/98/ME Virus Sadece
Windows 95/98/ME işletim sistemlerini etkileyen virüslerdir. BIOS’u
değiştirebilir ya da sistemi çalışmaz hale getirebilirler (CIH/10-xx,
W95/Babylonia)
c. WinNT/2K/XP Virus Windows
NT/2000/XP işletim sistemlerinin ya da bu işletim sistemlerinde
kullanılan diğer programların güvenlik açıklarından yararlanarak
bulaşırlar. Dosya sisteminin özelliklerine bağımlı olduklarından sadece
NTFS kullanan sistemlerde etkindirler (W2K/Stream, WNT/RemExp).
5. Macro Virus Makro
programlarıdır. Microsoft Office uygulamalarında kullanılan belgelerin
içerisine gömülü olan makrolardır. Program veya komut çalıştırma
yetkisi olduğundan çok zaralı olabilirler. İsimlendirme olarak Wm: Windows Macro virüsü w97m: MS Word Macro virüsü pp97m: MS PowerPoint Macro virüsü xm97m: MS Excel Macro virüsü geliştirilmiştir ( örnek: Wm/Nuclear).
Yeni Internet Araçlarında Virüsler Cep
telefonu, Palm, PDA (Personal Digital Assistant) gibi PC dışındaki
Internet ulaşım araçlarında da artık virüs korkusu baş göstermektedir.
2000 yılının başında VBS/Timo, Palm/Liberty isimli iki virüs PDA’leri
etkilemiştir. Bu araçlar arasında cep telefonları en az tehlikeye sahip
olsalar da kullanacakları e-posta okuma programları nedeniyle sorun
yaşayabileceklerdir. Gelecekte bu araçları virüsten koruma yöntemleri arasında, virüs tarama programları en etkili yöntem olarak görünmektedir.
Virüsler Nereye Ne Yazar? İlk
açılışta çalışmak için genellikle Windows Registry (kayıt) ayarlarını
değiştiriler. Bu bilgilere müdahale ederken iki defa düşünmek
gerektiğini unutmamalısınız. Start | Run | regedit yazıp Enter tuşuna
basılınca resimdeki ekran açılır. Burada, aşağıdaki konumlara kendi program adlarını yazarak açılışta başlamalarını sağlamaktadırlar.
HKEY_LOCAL_MACHINE Software MicrosoftWindows CurrentVersion RunServices RunServicesOnce Run RunOnce HKEY_CURRENT_USER Software Microsoft Windows CurrentVersion Run RunOnce RunServices
Virüslerden Korunma Bir
antivirüs programı kurun ve güncel tutun. Güncellemesi yapılmamış bir
antivirüs programı yeni virüslere karşı etkisiz kalmaktadır. İşletim
sisteminizi güncel tutun. Windows işletim sistemlerinin
güncelleştirmeleri için aşağıdaki linkten yararlanabilirsiniz.
http://windowsupdate.microsoft.com/ MS Outlook ya da Outlook Express
yerine Netscape Messenger, Webmail, Pine gibi programları kullanın.
Gerekmedikçe dosya paylaşımı yapmayın. Paylaştırmanız şart ise şifreli
ve salt okunur paylaşım kullanın. Sunucu (server) nitelikli işletim
sistemleri kurmayın. Web sunucusu olarak güncellenmemiş IIS
kullanmayın. Microsoft Security Bulletin takibini aşağıdaki adresten
yapın: http://www.microsoft.com/security Boot işleminin kesinlikle
sabit diskten olmasına özen gösterin. Çok önemli bilgilerinizin
yedeğini alın. Ofis programlarında bilmediğiniz makroları
çalıştırmayın. Alternatif Ofis programları kullanın (örneğin
OpenOffice): ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/mirrors/openoffice/ E-posta ile
gelen çalıştırılabilir dosyaları sadece e-postayı gönderen kişinin
gönderdiğinden emin olduğunuz durumlarda çalıştırın.
Virüslerin Tespiti Antivirüs
programları bilgisayara kurulduktan sonra aktif şekilde düzenli
güncellemeleri yapıldığı sürece en etkili virüs tespiti yöntemidir.
Ancak günümüzde daha farklı yaklaşımlar da olduğu için onlardan da
bahsedilmelidir. Ardından antivirüs programlarının yapısından ve
çalışma prensiplerinden bahsedilecektir.
· Online Tarayıcılar: “Online
tarayıcılar” antivirüs programına bütçe ayırmak istemeyen ve sürekli
olmasa da bilgisayarında tarama yapmak istiyen kullanıcılar için
antivirüs programları yazan şirketlerin sunduğu bir hizmettir.
Bilgisayardaki tüm dosyaları uzaktan tarayan bir yapısı vardır.
Bilgisayardan bilgi alıyor mu? konusunda sorular olsada, sonuçları
başarılı sayılmaktadır. Aşağıdaki bağlantılar izlenerek online virüs taraması yaptırılabilir: http/www.symantec.com/avcenter --> Check for Security Risk -->Scan for virus http://www.mcafee.com --> VirusScan Online
· Antivirüs Programlarının Yapıları Scanners: Virüsleri
izlerine göre arayıp bulurlar ve imha ederler. Güncelleme gerektiren bu
tarama sistemi kullanıcı açısından en rahat ve kullanışlı olanıdır.
Checksummers: Standart
işletim sistemi dosyalarının boyut değişikliklerini virüs olarak
yorumlarlar. Sistem dosyalarında yapılacak değişiklikleri iyi bilen bir
kullanıcı için faydalı bir yapıdır.
Heuristics: Virüslerin
karakteristik yapısı bu programlarda genel hatlarıyla tanımlanır. Ancak
son nesil virüsler burada kullanılan mantıkları çözerek yazıldığından
bazen yetersiz kalmaktadır.
Antivirüs Programı Çalışma Yöntemi Virüs
örüntüsü (virus pattern) virüsü tanımlayan kısa “binary” koddur.
Antivirüs programları bilgisayardaki tüm dosyalarda tarayıcısı
yardımıyla virüs örüntüsünü arar. Virüsü bulduğunda; karşılaşılan durum
için veritabanında tanımlanmış olan işlemleri yapar. Bu nedenle
güncellenmiş bir antivirüs programı yeni çıkan virüslere karşı
kullanıcının elindeki tek savunmadır. |